Swing'den bebop'a geçiş cazın en keskin dönüşümlerinden biridir ve trompet bu dönüşümün merkezinde yer aldı.
Dizzy Gillespie bu geçişin belirleyici ismidir.
Gillespie'nin getirdiği yenilik iki eksende okunur. Birincisi armonidir: akor yapıları genişletildi, üst sesler ve geçiş akorları doğaçlamanın olağan malzemesi hâline geldi.
İkincisi ritimdir. Cümleler ölçü çizgisine hizalanmayı bıraktı; vurgular beklenmedik yerlere kaydı.
Gillespie ayrıca Afro-Kübalı ritim anlayışını caza taşıyan isimlerden biridir. Bu, çalgının ritmik dağarcığını kalıcı olarak genişletti.
Görsel olarak da tanınır: kendine özgü bir açıyla bükülmüş kampanası ve çalarken şişen yanaklarıyla anılır. İkincisi teknik açıdan örnek alınacak bir tutum değildir; icracının kendi fiziğine özgü bir durumdur.
Kursiyer için asıl önemli olan şudur: bebop dili ezberle değil, akor bilgisiyle çalınır.
Bu yüzden çalışma sırası şöyledir: önce akor sesleri, sonra bu sesleri birleştiren geçişler, en son hız.
Doğrudan hızlı pasaj taklidiyle başlayan kursiyer, sesleri çalar ama neden o sesleri çaldığını bilmez.
Derslerimizde doğaçlama çalışması akor sesleri üzerinden kurulur ve hız en son aşamada eklenir.